Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye’nin 2025 Yılı Evlilik ve Boşanma Karnesi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılı aile yapısındaki

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılı aile yapısındaki değişimleri ve demografik tercihleri çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Evlenme sayılarında durağan bir seyir gözlenirken, boşanma oranları ve uluslararası evlilikler dikkat çekici boyutlara ulaştı.


Genel İstatistikler: Evlenme ve Boşanma Dengesi

2025 yılında Türkiye genelinde gerçekleşen medeni durum değişiklikleri şu şekilde kaydedildi:

  • Evlenen Çift Sayısı: 552.237

  • Boşanan Çift Sayısı: 193.793

Bu veriler, her 1.000 nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızının önceki yıllara göre hafif bir düşüş eğiliminde olduğunu, boşanma sayısının ise eşik değerlerini koruduğunu gösteriyor.

Uluslararası Evlilikler: Yabancı Gelin ve Damat Tercihleri

Türkiye’de son yıllarda artış gösteren “yabancı eş” trendi 2025 yılında da devam etti. Ancak rakamlar, yabancı gelinlerin sayısının yabancı damatlara göre yaklaşık 5 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

Kategori Sayı En Çok Tercih Edilen Uyruk
Yabancı Damatlar 5.347 Suriye
Yabancı Gelinler 28.646 Suriye

Öne Çıkan Detaylar

  1. Suriyeli Etkisi: Hem yabancı damat hem de yabancı gelin listesinde Suriye uyruklular ilk sırada yer alarak liderliğini korudu.

  2. Gelinlerde Çeşitlilik: Suriyeli gelinleri sırasıyla Özbekistan ve Azerbaycan uyruklu kadınlar takip etti.

  3. Damatlarda Dağılım: Yabancı damat sıralamasında Suriyelilerin ardından Alman ve Avusturyalı damatlar öne çıktı.


Bu Değişimin Nedenleri Ne Olabilir?

Uzmanlar, yabancı gelin sayısının yüksek olmasını Türkiye’nin bölgesel bir çekim merkezi olması, göç hareketleri ve kültürel yakınlıklarla açıklıyor. Boşanma sayılarındaki artış ise genellikle ekonomik faktörler, geçim sıkıntısı ve bireyselleşme eğilimleriyle ilişkilendiriliyor.